20.4 C
Türkiye
Cuma, Haziran 14, 2024
spot_img

Başarının Sırrı Gizli mi?

Saygıdeğer Öğretmenlerim,

Başarı kelimesinin tam olarak anlamını izah etmek ile konuya başlayalım. TDK de Başarı; muvaffakiyet, genel olarak ise; bir amacın gerçekleşmesi sonucunda oluşan durum, zor ya da kolay bir işi bitirmek, hedefteki işin olumlu sonuçlanması olarak tanımlanmaktadır.

Öğretmenlerimiz ilk mesleğe başladıkları zaman, hep başarılı öğretmen olma arzusu içindedir. Mesleğinde biraz yol almış öğretmenlere bu durum hakkında soru sorduğumuzda ise, gerçekçi olmamız gerektiği konusunda nasihat alırız. Az da olsa öğretmenlikte yol almış bir öğretmen olarak size söyleyebileceğim en güzel tavsiye, başarılı olmaktan asla vazgeçmeyin. Çünkü başarı, tamda zordan sonra gelen güzelliktir. Güzeli güzel yapanda kendisindeki zorluktur aslında.

Başarıyı yakalamış bir çok kişiye “bunu nasıl başardınız?” diye soru yönelttiğimiz de genelde, “Geçmişte yaşadığım onca yokluk ve zorluklara rağmen başardım,” veya “Küçüklüğümden bu yana aldığım eğitimlerimin sonucunda başardım,” veya “Çevremde hep takdir edilen bir öğrenciydim, ailemi haklı çıkarmak için çok çalıştım ve başardım,” veya “Sınıfta en arka sıralarda oturan içine kapanık bir öğrenciydim, arkadaşlarımın ve öğretmenlerimin bana olumsuz yaklaşımlarından dolayı hırslandım, çok çalıştım ve başardım,” şeklinde karşılık alırız. Başarının sırrını bulmak için yönlendirdiğimiz aynı soruya hep, farklı cevaplar alırız.

Aynı soruya bu kadar farklı cevaplar almamamızın nedeni, başaran kişilerin kendilerini tanımalarıdır. Kendilerini tanıdıkları için neyden beslendiklerinin farkına vararak, o yoldan başarıya ulaşmış olmalarıdır.

Demek ki başarının gizli sırrı; KENDİNİ TANIMAKTIR.

Gizli sırrı, Yunus Emre’nin şu mısraları ile daha güzel açıklayabiliriz;

İlim ilim bilmektir,

İlim kendini bilmektir,

Sen kendini bilmez isen,

Bu nice okumaktır…

Başarının herkesteki cevabının farklı olmasının tek karşılığı, kendini tanımaktır. Kimi insan dramla beslenir, kimi insan ilgi, kimi insan iltifat, kimi insan sevgi ile. Örnekler bu şekilde çoğalır. İşin özü kişi kendini tanımalı ve kendisine neyin iyi geldiğini bilmelidir.

Kendimizi tanımak için, kendimize “ben kimim?” sorusunu sormalıyız. Bu soru ancak dört alt soru ile cevaplanabilir;

  • Ben ve ilişkilerim?

“İnsan en çok görüştüğü beş kişinin ortalamasıdır,” demiş Jim Rohn. Biz ne kadar çalışkan ve doğruya meyilli olursak olalım, yakın çevremiz bu anlamda bizimle aynı kararlılıkta değil ise, bu durum başarıya gitmede bizi yavaşlatacaktır. Bu anlamda bizi aşağıya çeken değil, yukarıya çıkartan kişiler ile arkadaşlık etmeliyiz. Misyonu olmayan arkadaşlarımızın, bizim misyonumuza etkisi ne kadar olabilir ki? Yakın çevremizdeki beş kişiden üçü bizi geliştirebilen, ikisi bizim geliştirebileceğimiz kişilerden olmalıdır. Gelişmek için geliştirmekte gerekir.

  • Ben ve zamanım?

Ben zamanımı nasıl harcıyorum? Bunu öğrenmenin en güzel yolu, son 24 saatimizi gözden geçirmek olur. İstişare ettiğim bir arkadaşım ile bu konu üzerinde sohbet ederken, “son 24 saat değil de, normal bir gündeki 24 saati gözden geçirsek daha iyi olmaz mı?” dedi. Muhtemelen son 24 saatini düşündü ve kendisine vereceği cevaptan pek hoşlanmadığı için kaçamak cevabın yolunu aradı. Burada önemli olan zaten kendimize vereceğimiz cevabın hoşumuza gitmemesi olmalı ki, eksik olan tarafımızı görebilelim. Kendimize vereceğimiz cevap hep iyi yönlerimizden olursa, bu kendimizi geliştirmekte bizi yavaşlatır.

Şimdi son 24 saatimizi gözden geçirirken kendimize;

Son 24 saatte ne kadar uyudum?

Ne kadar saat kitap okudum?

Ne kadar saat çalıştım?

Ne kadar saat yemek yedim?

Bu sorulara vereceğimiz cevaplardan hangisinin saati fazla ise, zamanımızın çoğunu öyle geçiriyoruz demektir. “Gün boyu okuldayım,” diyerek “çalışıyorum, o zaman çalışkanım,” diyorsak, o zaman devamında 2. soru gelmelidir. Farz edelim gün içerisinde 07:00-19:00 arası okuldayız. “O zaman okuldaki son 12 saatimi nasıl geçiriyorum?” şeklinde 2. soruyu kendimize sormalıyız. “Okulda kaç saat ders anlattım, kaç saat çocuklara çalışma verip başında bekledim, kaç saat öğrencilerimin problemlerinde kendilerine yardımcı olmaya çalıştım,” gibi.

Başarmak istediğimiz iş için, işimize ne kadar zaman ayırdığımız da çok önemlidir.

  • Ben ve işim?

Her meslek grubunun kendi karakteristik özellikleri vardır. Bir zamandan sonra meslekteki bu özellikler bizim özelliklerimiz olur. Hatta bu durumu biraz abartan kişilerde mesleki deformasyon yaşanabilir.

Mesela; Realist kişiler genelde soyut değil somut olanı, teorik değil pratik olanı severler. Tamir etmekten daha çok icat etmeyi tercih ederler. Fakat realist kişiler mekanik yetenekleri iyi olduğu için sosyal iletişimde biraz zayıftırlar. Mühendisler, gibi.

Bir de sosyal kişiler vardır ki, bunlarda genelde maddi kazançtan çok manevi kazancı önemserler. Yapıcı, uzlaştırıcı ve birleştirici kişilerdir. Öğretmenler, psikologlar gibi.

Şimdi sosyal kişilikteki bir psikolog mühendis olursa bir zaman sonra mühendisliğin zor yanlarından dert yanmaya başlayacaktır. “Bütün gün bilgisayarın başındayım, başım ağrıyor,” şeklinde işinden şikayet eden çok kişilere şahit olmuşuzdur. Realist bir mühendis, psikolog olursa, “Bütün gün gelen görüşmelerden kafam şişti,” diyecektir.

Seçtiğimiz işin uzun soluklu ve sağlıklı olması için, kendimizi tanımamız ve o yönde karar vermemiz en doğrusu olacaktır.

  • Ben ve davranışlarım?

Bunu en güzel anlamak için kendimize; “ben hangi olaylara nasıl tepki veriyorum, nasıl kızıyorum, öfkeme nereye kadar hâkim olabiliyorum, nerede sinirleniyorum, ne kadar sevebiliyorum, sabrım nerede tükeniyor?” sorularını sormakla başlayabiliriz. Cevaplar bazen hoşumuza gitmese de kedimize dürüst olup doğru cevap vermeliyiz. Çünkü bu sorular kendimizi tanımamızı ve başarıya giden yolda bize iyi gelen şeylere sarılmamızı sağlayacaktır.

Ez cümle olarak şunu eklemek isterim ki, bugün bu soruların tamamını cevaplamakta zorlanabiliriz. Kendimizi tanımayı başarabilmemiz için, bu soruları uzun süre kendimize sormamız gerekir. Kendimizi tanımayı başardığımızda, işimiz olan öğretmenliği daha çok seviyor ve işimizi başarılı bir şeklide devam ediyor olacağız.

Saygılarımla.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

81TakipçilerTakip Et
spot_img

Son Yazılar