20.4 C
Türkiye
Cuma, Haziran 14, 2024
spot_img

Başarısızlığın Olmadığı Okul

Saygıdeğer Öğretmenlerim,

Bu yazımız başarılı olmalarını istediğimiz öğrencilerimizin ihtiyacı olan eğitime, ilgiye, bağıntı ve düşünmeye yönelik öneriler içermektedir.

Öğrencideki başarı durumunu, okul öncesi dönemden itibaren ele almaya başlayalım. Öğrenci eğitim ile ilk defa tanıştığı okul öncesi dönemine, başarısız olacağı düşüncesi ile başlamaz. Genelde başarılı bir kimliğe sahip olarak gelir. Öğrenci okula öğrenmeye açık şekilde gelir ve okul, öğrencinin evinden sonraki değer verdiği dünyası olur. Dikkat edilmesi gereken dönem 5-10 yaş dönemidir. En çok kırılmalar bu dönemde yaşanmaktadır.

İlkokulda öğrenci öğrenemediği her konuda “başarısız” etiketi ile tanışır. Maalesef bu etiketi almaya okul hayatıyla başlar. Sömestr tatilinde ya da sosyal aktivitelerin yapıldığı yerlerde bu damgayı yemezler. Başarısız etiketini bolca alan öğrenciler, bu etiketten kurtulabilmek için maalesef mutsuz olduğu yer olan okulla ilişkilerini kesmek isterler.

Başarısızlığın anlamı başarıya göre daha önemlidir. Olumlu kimlik kazanmak isteyen öğrenciler, olumsuz başarısız etiketini üzerlerine yapıştırmak istemezler. Fakat uzun süre bu etiket ile tanımlanan öğrenciler için bundan kurtulmak oldukça zordur. Başarılı öğrencilerin kolaylıkla elde ettikleri durum, başarısız öğrenciler için imkânsızdır.

Buna neden olan durum ve yaklaşımları ele almadan önce meseleye farklı bir perspektif ile yaklaşılması faydalı olacaktır. Ezbere dayalı olan eğitim sistemimize baktığımızda üçte bir başarılı ve üçte iki başarısız olarak değerlendirilir. Peki yetenekli öğrenci bunlardan hangisi (başarılı olan mı?, başarısız olan mı?) diye sorsalar bir durup düşünürüz.

Öncelikle okuldaki tüm öğrencilerin başarılı olabilmeleri mümkündür. Başarılı ve başarısız öğrencilerin bir arada eğitim gördüğü heterojen sınıflarda muvaffakiyetin mümkün olmayacağı, tam muvaffakiyetin başarıya göre oluşturulan homojen sınıflarda olduğu savunulur.

Öncelikle bu algıya dikkat çekerek şunu söyleyebiliriz ki; evet, homojen sınıflarda başarının daha hızlı ilerlemesi mümkündür. Fakat bu sınıflarda eğitim gören öğrencilerin tek motivasyon kaynağı yüksek notlardır. Bu öğrenciler toplumda başarılı notlarından dolayı kabul gördüklerini ve başarısızlık durumunda bu ilgiyi kaybedeceklerini düşünürler. Bunun için ezbere dayalı eğitim sisteminde yüksek not almak için sürekli çalışırlar ve yeteneklerinin farkına varamazlar. Heterojen sınıflarda başarılı olan öğrenciler ise dersi anlayamayan arkadaşlarına konu anlatımları ile destek vermeleri sağlandığında yardımlaşmayı ve iş birliğini öğrenirler. Öğrenme sadece dinleyerek gerçekleşmez. Öğrenci dersi arkadaşına anlatırken de konuyu pekiştirir ve iletişim yeteneği gelişmiş olur.

Okulda tüm öğrencilerin başarılı olabilmeleri için başarıyı elde etmenin yollarından önce, başarısızlığı önlemenin yolları bilinmelidir. Öğrenciyi hemen başarıya götürecek bir sistem yoktur. Gerçekçi olalım. Başarı zaman ve istikrarlılık ister. Başarısız öğrencide atılacak ilk adım, başarısızlık etiketini kaldırmak ve öğrenciyi orta seviyeye ulaştırmaktır. Orta seviyeye gelen öğrenci için başarmak artık mümkündür.

Başarıyı imkânsız değil, mümkün kılmalıyız. Öğrenci başarıyı kendisine uzak görmemelidir. Önemli başarılara imza atmış kişiler bu başarılarını, kendilerine inanan aile, çevre ve arkadaşlarının verdikleri motivasyonlar ile kazandıklarını “Bana inandılar, ben de onların güvenini boşa çıkarmadım,” şeklinde dile getirirler.

Gelin şimdi başarısızlığı önlemenin yollarını gözden geçirelim;

  • İlgi, sevgi, özgüven başarı için yaşamsal önem taşır.

Başarısız öğrenci öğretmeni tarafından ilgi gördüğünde, başarılı olabileceğine inanır ve başarmak için harekete geçer. Başarısız olan, her koşulda başarısız olması gerekirken, başarısız dersler için özel ders alan öğrenciler, kısa sürede başarılı olurlar. Bunun nedeni kişinin temel gereksinimi olan ilgi, sevgi gibi ihtiyaçlarının karşılanmış olmasıdır.

  • Karar vermeyi öğretmeliyiz.

Öğrencinin kendisini olumlu yönde düzeltebilmesi için bir yol seçmelidir. Başarısız öğrenciler genelde nasıl başarabileceklerini bilmezler. Bu konuda zorluk yaşayan öğrenciye bazı alternatifler sunularak yardımcı olunmalıdır. Sorunları çözmek yerine, öğrencinin karar mekanizmasını güçlendirecek alternatifler sunarak, karar vermeyi, sorun çözmeyi öğretmelidir.

  • Başarı ile tanıştırmak.

Başarıyı hiç tatmamış öğrencinin başarmak için uğraşması çok zordur. Başarısız öğrencilerin %75`i ilkokulda yeteri kadar eğitim alamamaktadır. İlkokul bitip ortaokul ve liseye geçildiğinde durum daha da zorlaşmaktadır.

Başarısız öğrenci için eğitimde öğrenmek, ulaşılmazdır.  Başarısızlığa boyun bükerek kabul eden öğrenciler, eğitimin içine dahil edilerek, fırsat eşitliği tanınmalıdır. Başarılı olmak isteyen bir öğrenci için en önemli faktör, her öğrencinin eşit olanaklara sahip olarak mahrumiyetin yaşanmadığı, fırsat eşitliğinin sağlandığı sınıf ortamına sahip olmaktır.

  • Sistemin kendisindeki hata ve ihmalleri bilmek.

Sistem sürekli olarak standart testlerde en çok doğru cevap verilmesini ister. Belirli cevapları olan soruları çözebilen öğrenci iyi biliyor, iyi düşünüyor diyemeyiz. Zira şıklı sorularda öğrencinin şıklardan bağımsız, ne düşündüğü sorgulanmamaktadır. Standart testler başarısız olan öğrencinin düşünme ve sorun çözme yeteneğini test edemez.

  • Düşünmek, ezberlemekten daha değerlidir.

Beynin asıl işlevi düşünmek, hafızanın asıl işlevi hatırlamaktır. Günümüz eğitim sistemi ezberlediğin kadar ezberle ve sınavda hatırla üzerine çalışmaktadır. Bunun için yardımlaşma, sorun çözme gibi temel yaşam becerileri güçlendirilmemektedir. 

Öğrencilerin düşünme becerilerini geliştirebilmeleri için sınıf toplantılarının yapılması güzel bir alternatiftir. Öğrencilerin kendilerini daha iyiye götürecek fikirler üzerine düşünmelerini sağlayacak sınıf toplantıları, başarısızlığı kaldırmada büyük fayda sağlayacaktır. Sorumluluk sahibi başarılı bir öğrenci kendisi ve arkadaşları için iyi olacak yolları düşünerek öğrenir. Öğrencinin anlamlı düşünmesi için öğretmenin yarar sağlayan yaklaşımlar ile pozitif yönde ilerlemeye destek vermesi gerekir. Eğitim ortamında düşünme fırsatı verilmeyen öğrenci, eğitim ortamı dışında düşünürse bu durum öğrencinin eğitim hayatı için pek iyi olmayabilir.

  • Ödev mantığı doğru oluşturulmalıdır.

Özellikle öğrencinin evinde, yapılan ödevdeki hatayı düzeltecek kimse yoksa, öğrenci aynı hatayı defalarca tekrar eder. Böylelikle bilgi hafızaya yanlış şekilde işlenir. Ya da iyi bir ebeveyn olduğunu ispatlamak için ailenin ödev yapması, ödevin amacına hizmet etmez.

Ödev mantığı öğrenciye ve veliye doğru anlatılmalıdır.

Ödevler 20 dakikadan az, 30 dakikadan fazla olmamalıdır. Kaliteli ödev öğrencinin düşünmesini destekleyen araştırmalar, ders ile bağıntı kurabilmeyi sağlayan durumların araştırılması, kitap okunması şeklinde olmalıdır.

  • Başarıyı sadece not üzerinden değerlendirmemek.

Başarılı öğrenci ile çalışmak isteyen öğretmenler, ilk olarak çocuğun notu üzerinden seçim yapar.

Öğrencinin aldığı not, aldığı eğitimin önüne geçmemelidir. Maalesef ahlaklı öğrencinin sadece yüksek not alan öğrenciler olduğu çok yaygın savunulan bir durumdur. Ya da başarısız olan öğrencinin ailesinin ilgisiz olduğu sıkça dile getirilen nedenlerdendir.

Notlar öğrencinin ezberleme ve ezberlediğini hatırlayabilme becerisini ölçer. Fakat düşünme ve sorun çözme becerisini ölçmez. En iyi öğrenci, en yüksek notu alan öğrenci değildir. Hatta yüksek not alma takıntısı, birçok öğrenciyi sosyal ortamdan soyutlamaktadır.

Not kaygısı olmayan derslere karşı öğrencilerin daha ilgili olduklarını görürüz. Bunun nedeni eleştirilmeden, yargılanmadan mevcut performansın en iyisini yapmaya çalışmaktır.

Sınav ve not odaklı öğretmen, derste konu anlatırken mevzu dağılır veya uzarsa, öğrenciler hemen parmak kaldırarak “Öğretmenim, anlattıklarınızın hepsi sınavda çıkacak mı?” diye sorarlar. Çünkü amaç dersi öğrenmek değil, sınavı geçmektir. Sınavda sorulmayacağını söylediğinizde ise dikkatli dinlemeyi bırakırlar. Çünkü anlatılan konular, öğrenci ile bağıntılı değildir.

  • Ders ile bağıntı kurabilmek.

Öğrencilerin çoğu okulda öğretilen konuların yaşamlarıyla ilişkisi olmadığını düşünmektedirler. Bu düşünce konunun niçin öğretildiği ve nerede kullanılacağı konusunda bağıntı kurulamamasından dolayı, öğrencinin derse karşı ilgisiz olmasını sağlamaktadır. İlgi eksikliğinin en büyük sonucu, dikkat eksikliğidir. İlgisi azalan öğrencinin dikkati de azalır ve bu durumda başarısızlık kaçınılmazdır.

Öğrencilere müfredatta işlenen konuları niçin öğrenmeleri gerektiğini açıklamalıyız. Hiçbir anlam ifade etmeyen konunun anlaşılması ve ezberlenmesi oldukça güçtür. Buna STEM Eğitim Metodu güzel bir alternatif olacaktır.

  • Başarının hakkı öğrenciye verilmelidir.

100 alarak yüksek başarı kazanan öğrencinin başarı hakkının öğretmende olduğu vurgulanır. Öğretmen “Şöyle bir planlama ile program hazırladık, öğrenciyi sıkı takip ettik, bu da bizi başarıya götürdü,” der. Bir yandada aile ne kadar ilgili olduklarını, öğrenciye çalışma ortamı hazırladıklarını söylerler. Fakat aynı öğrenci başarısız olduğunda bundaki hak sahibi öğrencidir. Savunması “Öğrenci derse ilgisiz, çalışmadan gelmiş, aklı bir karış havada,” şeklindedir.

  • Bilgi öğretilirken, yetenek kazandırılmaya çalışılmalıdır.

Öğrenciye okuma, yazma öğretilirken, iletişim becerisi de kazandırılmalı, temel matematik bilgisi öğretilirken, teknik işlerde nasıl kullanılabileceği becerisi de kazandırılmalıdır. 

  • Öğrenciden kendi potansiyelinin en iyisini yapmasını istemek.

Öğrenciden sürekli daha iyisini yapmasını istemek, başarmaktan vazgeçmesi için yeterli bir sebeptir. Her öğrenci kendi potansiyelinin en iyisini yapabilir. Motorun gücü hesaplanmadan kaldıramayacağı gücün üstünde zorlamak, motoru yorar ve ömrünün kısalmasına neden olur.

Bir okulda öğretmenler toplantısında öğrencilerin nasıl daha başarılı ve iyi eğitim alarak mezun edilmesi gerektiği tartışılıyorsa, o okuldaki tüm öğrencilerin başarıyı yakalamaları mümkündür.

Saygılarımla.

Son Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

81TakipçilerTakip Et
spot_img

Son Yazılar