20.4 C
Türkiye
Cuma, Haziran 14, 2024
spot_img

Çözüm Odaklı Yaklaşın

Saygıdeğer Öğretmenlerim,

Bu yazımızın sloganı “Her sorun çözümüyle vardır.” İyimser ve gerçekçi olalım. Eğer bir sorun varsa, bu sorunu düzeltecek çözümler de vardır. Anahtar ve kilit metaforu gibi. Her kilidin bir anahtarı mutlaka vardır.

Konumuzu Çözüm Odaklı Yaklaşım veya Terapinin tanımını yaparak izah etmeye çalışalım.

Çözüm Odaklı Yaklaşım; temelinde sorun değil çözüm odaklı olan bir yaklaşım şeklidir. Sürekli soruna odaklanmak beraberinde sorunu getirir. Sürekli çözümü konuşmak, sizi çözüme götürür. Yaklaşımın amacı, problemi en hızlı şekilde çözüme kavuşturmaktır. Bunun için de geçmiş değil, bugün ve gelecek odaklıdır. Geçmiş üzerinde kontrolümüz yoksa, bugün atacağımız adımlarla geleceğimizi olumlu etkileyebilme gücüne sahibiz.

Çözüm odaklı Yaklaşımın 3 temeli vardır:

  1. Bozulmamışsa tamir etme.
  2. Neyin işe yaradığını anla, sonra onu daha çok yap,
  3. Ama işe yaramıyorsa farklı şeyler yap.

Okul içinde ya da okul dışında sürekli problem veya sorunlarla boğuşuruz. Bunlar kimi zaman kendi sorunlarımız olurken, kimi zaman da sorumluluğunu taşıdığımız öğrencimizin sorunları olabiliyor. Bu yazımızda, tüm sorunlarınızı kenara bırakıp, sahip olduğunuz mevcut imkanlara odaklanmanızı hedefliyoruz. “Hep aynı problemi yaşıyorum, şu sorunlarla uğraşmaktan sıkıldım,” gibi olumsuz söylemleri bırakalım. Bunun yerine “Bu sorun yaşanmadığı zamanlarda, farklı olan şey neydi?” gibi olumlu şartlardaki durumları görelim. Bi bakıma fark etmediğimiz kaynakları ve güçleri fark edelim istiyoruz.

Çok büyük gibi görünen problemlerin, kimi zaman basit çözümleri olabilir. Sahip olduğumuz sorunlar için sahip olduğumuz seçenekleri fark ederek doğru yaptırımlar uygulamalı ve çözüme hızlı ulaşabilmeliyiz.

Çözüm odaklı yaklaşımın işe yaradığını nasıl anlarız?” diye aklınıza soru gelmiş olabilir. En son 2005 yılında yapılan araştırmalarda %70 – %82 oranında olumlu sonuçlar ile neticelendiği bulgusuna varılmıştır ki, bu yüzdelikler bize oldukça etkili bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. Bu soruya şöyle bir netlik kazandırabiliriz, herkesin içinde az da olsa var olan bir potansiyeli vardır. Burada kastettiğimiz hem çözüme odaklanılarak alternatif yolları fark etmek, hem de bugüne kadar benzer durumlar ile nasıl başa çıkıldığını tespit ederek, önceki durumlardaki başa çıkma yolları üzerinden çözüm yollarını bulabilmektir.

6 adımda Çözüm Odaklı Yaklaşım:

  1. Problemi tanımla,

İlk adım oldukça basittir. Sorun yaşayan öğrencinin veya velinin, size gelerek problemini anlatmasıdır.  Burada aktif dinleme ile karşı taraftan, problemin tam olarak ne olduğunu ve kendisi için gerçek bir problem olup olmadığının dile getirilmesi istenmelidir. Bunları öğrenmek için, “Bu problemi yaşarken ne oldu da yardım almak istedin?” “Sorunun tam olarak bu. Doğru anladım, değil mi?” “Buraya gelmeden önce bu problemi çözmek için neler yaptın?” şeklinde soru kalıpları kullanılabilir.

  • Çözümü tanımla,

Çözüm odaklı yaklaşım esasında bu ikinci adım ile başlamaktadır. Burada neyi değiştirmek istediğinin, hangi duruma varmak istediğinin dile getirilmesi istenmelidir. Yani soruna değil, çözüme odaklanması beklenmelidir.

  • Çözümün ilk işaretleri,

Öğrenciye çözüme giderken doğru yolda olup olmadığını somut olarak göstermek için durum, düşünce, duygu ve davranışlarından, ilk neyin değiştiğini fark etmesini sağlamalıyız. Burada illa büyük değişimlerin olmasını beklememeliyiz. Küçük adımlar beraberinde büyük adımları getirir. Amaç çözüm için somut yolları görerek doğru analiz edebilmesidir.

  • İstisnalar,

Bu adımda öğrenciye sorun yaşadığı durumu sormak yerine, yaşanmadığı istisna durumlarda nasıl farklılıklar olduğundan bahsetmesini istemeliyiz. Sonuçta herkesin 7/24 sorunları olmaz. Bunun için öğrenciye “Bu sorunun çok az da olsa yaşanmadığı zamanı hatırlıyor musun? O zaman ne yapıyordun ya da neyi farklı yapıyordun?” sorusunu yöneltebiliriz.

  • Derecelendirme,

Burada öğrenciye problemi yaşadığı an ile şu an ki zaman arasında 1 ile 10 arasında bir derecelendirme yapması istenmelidir. Diyelim ki problemi yaşadığı anı 1, şu anı 3 olarak derecelendirdi. Öğrenciye “1`den 3`e gelmeyi nasıl başardın?” sorusunu sorarak, farkındalık oluşturmaya çalışmalıyız. Devamında “Ne yaparsan 4`e geldiğini anlarsın?” şeklinde soru sorarak, çözüme adım adım gitmeliyiz. 3`ten 6`ya atlamadan, somut adımlarla adım adım ilerlemek önemlidir. Derecelendirmeler yavaş yavaş yükseldikçe, bir üstteki dereceği göstererek “6`ya geldiğin zaman neyin farklı olacağını düşünüyorsun?” veya “7 de olduğun zaman öğretmenin sana neyi daha iyi yapabildiğini söyleyecek?” şeklinde basamakları parçalara bölerek, geleceğe odaklanması sağlanmalıdır. Burada amacımız, 10 ya da mümkün olan en yüksek seviyeye ulaşmaktır.

  • Geribildirim,

Yapacağımız geribildirimler sayesinde öğrencimiz, hareket planında çözüm sağlamayan yolları değiştirmesi gerektiğini fark etmelidir.

Grupla ya da sınıfla yaşanılan bir sorunu, çözüm odaklı yaklaşımla nasıl çözebilirim?

 Grupla çözüm odaklı yaklaşımda, grup lideri olan öğretmenlerin dikkat etmesi gereken bazı durumlara değinmek isterim. Gruptaki öğrenciler problemlerini tanımlarken, sorunlardan çok beklentilerini dile getirmeli, bize sundukları çözümlerin müdahale edilmesi gereken farklı bir soruna neden olabileceği üzerinden öngörüde bulunmaları istenmelidir. Ya da sunulan çözümün herkesin işine yarar bir çözüm olduğundan emin olmaları istenmelidir. Burada öğrencilere problemin nedenine değil, neleri ve nasıllarına odaklanmalarını, bunu düşünmek adına oturuma ara verebileceğinizi söylemelisiniz. Bunun için öğrenci grubuna “Bu problem neden oldu?” demek yerine, geleceğe odaklanarak “Bu problemi nasıl çözebiliriz?” demeyi tercih etmeliyiz.

Çözüm odaklı yaklaşımı günlük hayatımda aktif kullanmak istiyorum. Fakat uygulamada hata yapmaktan korkuyorum. Bu yaklaşımı nasıl hayatımıza dahil ederek, uygulamaya geçirebilirim?

 İşte bu soru sadece bu konu için değil, birçok konuda öğrendiklerimizi hayata geçirmekte bizi engelleyen sorudur. Öncelikle bu soruyu kendinize soruyorsanız bunu gerçekten başarmak istiyorsunuzdur. Unutmayın ki, istemek, başarmanın yarısıdır.

Çözüm odaklı yaklaşımı günlük yaşantısında kullanmak isteyen öğretmenlerimize yardımcı olması adına, bazı yardımcı dil kalıplarını burada paylaşmak isterim. Bu yardımcı dil kalıpları;

Yerine; Arkadaşlarına vurmak yerine ne yapıyor olabilirdin?

Varsayalım ki; Varsayalım ki sen arkadaşına saygılı davrandın (duraksayalım)… arkadaşın ona karşı davranışlarında nasıl bir farklılık görürdü?

Olduğu zaman; Arkadaşlarınla normal tonda konuştuğun zaman aranızda neler farklı olabilirdi?

Nasıl oldu da / ne düşünüyordun; Arkadaşlarına vurduğunda onların sana nasıl tepki vermesini düşünüyordun?

Onun yerine; Arkadaşını uyarmak için vurmak yerine nasıl karşılık verebilirdin?

Yani/özetle; yani problemin iyiye gitmesi için neler farklı olmalı?

Harika/çok güzel/muhteşem; bu kelimeler öğrencinin çözüme başarılı şekilde gittiğini desteklemek için pekiştiren olarak kullanılabilir.

Kullanmaktan kaçınılması gereken dil kalıpları “neden ve değil mi?”  Bu iki soru öğrenciye hata yaptığını düşündürerek savunmaya geçmesini sağlar ve tartışma olasılığını yükseltir.

Unutmayalım ki, geçmişte yaşadığımız hiçbir problem, bugüne çözülmeden gelmemiştir. Öğretmenlerimizin tüm sorunlarının en hızlı çözüme kavuşması dileğiyle,

Saygılarımla.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Son Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

81TakipçilerTakip Et
spot_img

Son Yazılar