20.4 C
Türkiye
Cuma, Haziran 14, 2024
spot_img

Kaybeden Kim?

Saygıdeğer Öğretmenlerim,

Kaybeden Kim? konusu, müşterek sorunları çözme yaklaşımındaki öğretmenlerimde farkındalık uyandırarak, gidişatın seyrini değiştirip birlikte çalışmayı güçlendirecektir.

Ne çok korkuyoruz kaybetmekten. Belki bu yazımızı en çok bu korku kendisini tetiklediği için okuyacak öğretmenlerim olacaktır. Ama korkmayın. Çünkü öğretmenlikte kaybetmek yok. Çünkü taraf yok. İdare, öğretmen, veli, öğrenci hepimiz aynı taraftayız. Öğretmen ve öğrenci olarak rollerimiz farklı, fakat tarafımız aynı. İki tarafın aynı olduğu yerde, herkes kazanmak için çözüm arayışında olur.

Okul koşullarında sorunsuz sınıf yoktur. Az sorunlu sınıf vardır. Öğrenciler ile çatışma halinde olmak, sorun yaşamak bizim tercihimiz değil tabi ki. Fakat bu sorunları çözme şeklimiz, tavrımız tamamen bizim seçimimiz.

Öğretmen, öğrenci ile taraf olduğunu düşündüğü zaman disiplin oluşturmakta güç kullanmayı tercih eder. Fakat öğrenci ile aynı tarafta olduğunu düşündüğü zaman, disiplin oluşturmakta yeteneklerini kullanmayı tercih eder. Bizim tercih edeceğimiz yol, yeteneklerimizi kullanarak nasıl sorunlarımızı çözebiliriz?

Gelin bu soruya deneyimli olan öğretmenlerin veya mesleğe yeni başlayan öğretmenlerin kolaylıkla uygulayabileceği bir uygulama ile açıklık getirelim.

Bu, ilköğretim I ve II. kademedeki sınıflarda rahatlıkla uygulayabileceğimiz bir grup çalışması. Diyelim ki uyum problemi yaşadığınız, her geçen gün kontrolü yavaş yavaş kaybettiğinizi düşündüğünüz bir sınıfa sahipsiniz. Günün 40 dakikalık son dersini bu çalışma için ayırmanızı istiyoruz. Dersin ilk 5 dakikası öğrencilere onları suçlamadan, sorunlara çözüm aradığınızı ve kendilerinden destek istediğinizi yansıtarak sınıftaki olumsuz gidişattan bahsedin. Devamında herkesin ufak bir not kağıdına kendisinin sorun olarak gördüğü sadece bir maddeyi yazıp, katlayarak size vermelerini isteyin.

Gün sonunda bu notlardaki sorunları sayı çokluğuna göre listeleyin. Yarın ilk ders tahtaya ilk 5 maddeyi yazın. Rastlanan en çok sorunların başında;

  1. Çok kızmanız,
  2. Ödev vermeniz,
  3. Kural koymanız,
  4. Akran zorbalığı,
  5. Tatil günlerinin az olması, gelir.

Her maddeyi herkesin temel ihtiyaçlarını ele alarak istişare edin. Şimdi, birinci maddeyi sınıfta istişare edelim:

Öğretmen: Hayırlı sabahlar hanımlar, beyler. Dün yaptığımız çalışmadaki notlarınızı tek tek okudum. Genel olarak sınıfın en çok sorun olarak gördüğü 5 maddeyi tahtaya yazdım. Sırayla hep beraber çözüm bularak bu sorunlarımızdan kurtulalım istiyorum. Öncelikle çok kızdığımı yazmışsınız. Size kızdığım için gerçekten çok üzgünüm. Peki, ben en çok ne zaman kızıyorum?

Öğrenci: Biz kurallara uymadığımız zaman.

Öğretmen: Güzel. Peki neden kurallara uyamıyorsunuz?

Öğrenci: Kuralları gereksiz görüyoruz.

Öğretmen: Anlıyorum. O zaman kurallar neden var? Neden kural koyma ihtiyacı hissediyoruz? Kural koymazsak ne olur?

Öğrenci: Kural koymazsak herkes kafasına göre davranır, ders işlenmez, herkes kendine göre bir şey söyler, sorumluluklar öğrenilemez, aslında hiçbir şey öğrenilemez. (Bu cevaplar, gerçek öğrencilerin cevaplarıdır. Konu hakkında yazımızı paylaşmadan önce uygulama yaparak, tecrübelerimizi sizinle paylaşmak istedim.)

Öğretmen: Kural konulması gerektiği konusunda bana hak vermenize sevindim. Bundan sonra siz kurallara uymaya dikkat ederken, bende kızmamaya dikkat edeceğim. (Burada gerçekten çok veya gereksiz kurallar koyduğunuzu tekrardan gözden geçirmenizi öneririz.)

Öğretmen, öğrenci veya velinin istediği olduğu zaman kendisini kaybetmiş hisseder. Böyle bir düşünceye sahipseniz bir an önce bu düşünceden kurtulmaya bakın. Çünkü bu yaklaşım, her mevzunun tarafınızdan kişiselleşmesini sağlar.

Burada amacımız sorunlara iç denetim ile müdahale etmelerini sağlamak. Yani, sorunları veya sorun olarak gördükleri olayları dış denetim olan öğretmene gerek kalmadan, kendi iç denetimleri ile sorgulayarak anlamaya çalışmalarını sağlamak. Bu da zaman içerisinde öğrencilerdeki öz disiplinin gelişmesini destekleyecektir.

İlk uygulamada hızlı değişimler beklemeyin. Hatta bu tür yaklaşımda daha önce hiç bulunmadıysanız, muhtemelen öğrencileriniz biraz şaşıracaktır. Fakat zaman içinde bu davranış sizde devam arz ettiğinde, bu yaklaşımın artık sizin davranışınız olduğunu anlayacaklardır. Sakın yanlış anlaşılmasın. Görmezden gelin, üstünü örtün, sürekli tolerans gösterin demiyorum. Sadece sabırla, doğru davranışta ısrarcı olun.

Şimdi size konu ile ilgili anahtar soruyu sormak istiyoruz. Sizin en sevdiğiniz öğretmeniniz kimdi? Bu öğretmeninizi neden çok severdiniz?  Sizi en çok etkileyen davranışı neydi? Ve saydığınız bu olumlu ve takdir edilen davranışın kaçı sizde mevcut? Aslında bu soruların cevabı “Benim öğrencilerim neden böyle? Bana neden hep böyleleri denk geliyor?” sorusunun cevabıyla aynıdır.

Yıllardır süregelen bir tartışma ile konuyu izah etmeye devam edelim. Eğitim nasıl olmalı? Kimine göre sıkı, kimine göre serbest politika izlenmeli. Yani ya hep ya hiç mantığı öne sürülmekte.

Bu defa mevzuya başka bir pencereden bakalım. Eğitimi, Hoşgörülü Eğitim Sistemi üzerinden gerçekleştirelim. Dengelerin sağlam oluşturulduğu, sorumlulukların zamanında yerine getirildiği, sağduyulu eğitim sisteminden bahsediyoruz.

Yargılamak yerine sorun çözen, kuralları uygulatmak yerine kuralları beraber belirleyerek işbirlikçi olan, emir vermek yerine ortak karar alarak beraber hareket eden, azarlamak yerine önce dinlemeyi seçen eğitim sistemi.

Kaç kere söyledim, bi laftan anlamadılar,” deriz. Halbuki kaç kere söylediğimiz değil, nasıl söylediğimiz kıymetlidir. 40 kere değil, 41 kere de söylesek olmaz. Olmayacak da. Söyleme şeklimiz, tavrımız öğrenciyi karşı taraf olarak algıladığı sürece, istenilen olmayacaktır.

Kazan-Kazan (win-win Approach) Yöntemi, çatışma yönetiminde oldukça güçlü ve etkilidir. İletişim engellerini kaldırarak, yanlış algıyı yıkar. Kazanmak istiyorum ve senin de kazanmanı istiyorum stratejisi üzerinden ilerler. Herkesin sorunun çözümü için bir opsiyon sunmasını teklif etmeniz, çözüm sürecine herkesi dahil etmiş olmanız, herkesin kazanmasını sağlamanız başarılı bir strateji olur.

Unutmayın! Kaybeden yok.

Saygılarımla.

Son Okunanlar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

81TakipçilerTakip Et
spot_img

Son Yazılar